Hafta Sonu Önerisi: Safranbolu

Hafta sonu için en iyi seçeneklerden Safranbolu. Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunan yer, klasik Osmanlı mimarisine sahip evleriyle zamanda yolculuk yapmışsınız hissi uyandırıyor. Etrafı 2 günde rahatça gezebiliyor, Pazar akşamı vakitlice evinize dönebiliyorsunuz. SAMSUNG CSC Nasıl geldik?

İstanbul’dan arabayla çıktık, şu güzel yolu takip ederek 4 saatte vardık Safranbolu’ya. Untitled design Nerede Kaldık?

Havuzlu Asmazlar Konağı, buradan görebilirsiniz. Oda oldukça güzeldi, içinde at koşturulacak cinsten devasa ve bir sürü penceresiyle manzarası müthiş. Tek kusuru konağın eski ve ahşap olmasından sebep diğer odalardan çok fazla gürültü gelmesiydi. Neyse ki pek kalabalık değildi, o çifti de ikinci baharlarını yaşadıkları için affettik. Önerir miyiz, olabilir. Birbirine benzer birçok konak alternatifi var, biraz daha merkeze yakın olanları tercih edebilirsiniz belki.

Nereleri  Gezdik?

İlk gün Safranbolu’nun merkezini gezdik. Zaten pek büyük bir yer olduğu söylenemez. Ama her köşesinden ayrı bir manzara sunuyor, evlerin görüntüsü muhteşem. Epey yokuş olsa da dar ve dik sokaklardan yukarılara tırmanmaya üşenmeyin, farklı tepelerden güzel görüntüler yakalayabilirsiniz. Üstelik biraz uzaklaşınca çirkin beton evlerle iç içe geçmiş şekilde birçok tarihi ev çarpacak gözünüze, ilginç bir manzara oluşturuyorlar. s SAMSUNG CSCÇarşının içinde pek çok hediyelik eşya dükkanı mevcut. Birçok güzide tatil kasabamızda olduğu gibi Tahtakale’deki hediyelikler tüm dükkanlara dağılmamış, gerçekten yerel ürünler bulabilirsiniz. Safran bitkisi ve kendisinden yapılmış bilimum şey, oldukça sıcakkanlı lokumcular, civarda yaşayan kadınların yaptıkları kıyafet, örtü vb eşyalar… Gittiğimizde Ocak ayı olduğu ve donmamak için hareket etmemiz gerektiği için arada çay molaları vererek akşama kadar neredeyse her yeri dolaştık. Akşamüzeri uğradığımız Demirciler Çarşısı’nda çok güzel görüntülerle karşılaştık. Düşük fiyatlara oldukça iyi antikalar satan dükkanların ve tonton amcaların olduğu daracık bir sokak burası, mutlaka uğrayın. Bunların dışında Kaymakamlar Müze Evi, Yörük Köyü Müzesi, Kent Tarihi Müzesi de varmış gezilebilecek yerler arasında. İkinci gün Safranbolu’nun biraz dışına çıkarak su kemerlerini gördük. Biraz etrafa bakalım derken bulduğumuz bir patikadan aşağı inmeye başladık. patika Aslında upuzun kanyon rotasının bir kısmı imiş dolaştığımız yer, sonradan fark ettik. Ardından Tokatlı Kanyonu üzerinde inanılmaz bir manzaraya sahip Kristal Teras’a doğru gittik. 9 kmlik kanyona tepeden bakıyor teras, harika manzara eşliğinde çayınızı içebiliyorsunuz. Aylardan Ocak olmasının güzelliği, manzaranın bir kısmının karlı olması idi. kanyon Hava erken karardığı için göremediğimiz bir Bulak Mecilis Mağarası kaldı, epey büyük ve dünyaca meşhur bir yermiş kendisi. Dönüşte uğradığımız Yörük Köyü de kısacık dolaşabileceğiniz küçük bir köy. Açık olan tek mekanda mekan sahiplerinin evindeymişçesine soba başında karşılıklı oturarak çay içip ev baklavalarımızı yedik ve dönüş yoluna koyulduk. SAMSUNG CSC Ne Yedik Ne İçtik?

İlk günün öğle yemeğinde yerel lezzetler bulabileceğimiz restoranlar ararken foursquare ve Tripadvisor’daki tavsiyelere güvenip küçük bir lokantaya girdik. Büyük beklentilerle girdiğimiz lokantada pek de oraya özgü bir lezzet bulamadık. Meşhur olduğunu söyledikleri etli yaprak sarması ve yayım (erişte) aldık, pek tatmin olmayınca sıradan ev yemeklerinden yiyip uzaklaştık. Burada yediklerimiz akşama doğru epey rahatsız etti bizi. SAMSUNG CSC Akşam yemeğine pek halimiz kalmamıştı ki Taşev Sanat ve Şarapevi’nin methini duyduk. İzzetpaşa Camii’nin hemen arka tarafında dar bir yokuştan çıkarak ulaştığınız mekan oldukça güzel. Mütevazi ve güzel bir menüleri var. Çok fazla çeşit olmasa da lezzetliydi ve çalışanlar oldukça kibardı. Tesadüfen canlı müziğin olduğu akşama denk geldik ve Türk sanat musikisinden başlayıp nadide pop şarkılarımızla devam eden grupla gecemizi sonlandırdık. kahvaltı Ertesi gün kahvaltımızı otelde, havuzbaşında yaptık. Ortlama bir kahvaltı idi, ama ortam pek keyifliydi. Öğle yemeği içinse Kadıoğlu Şehzade Sofrası’na gidip fiyatların ucuzluğuna şaşırarak yiyemeyeceğimiz kadar şey söyledik. Meşhur kuyu kebabını biraz kuru bulduk, ama diğer et ürünleri ve salata, mezeler oldukça lezzetliydi. Ve çok makul bir hesap ödedik. Dönüş yoluna yakın uğradığımız Yörük Köyü’ndeki ufak kahvede yediğimiz baklava da bir harikaydı.

Bonuslar:

Yanıbaşımızdaki dünya kültür mirasını gidip görün mutlaka. 2 günde görebiliyorsunuz her yeri, fazla kalırsanız sıkılırsınız.

Safranbolu civarında kanyon veya köyleri ararken Google veya Yandex haritalara güvenmeyin, zira aynı yerde dönüp durduğumuz çok oldu. Kahvedeki amcalarla, yol kenarındaki gençlerle tanış olun.

Tekrar gider miyiz, pek sanmıyoruz. Gidip görmek dışında pek bir olayı yok aslında. Sadece o kocaman kanyonu geçmek veya Bulak Mencilis Mağarası’nda kaybolmak istersek tekrar düşünebiliriz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: