Keyifli Bir Karavan Tatili için 7 İpucu

Geçtiğimiz Temmuzda karavanla 2 hafta süren bir tatil yaptık. Rotamız Münih’ten başlıyor, Alplerin arasından kıvrılarak İtalya’nın kuzey sahillerine varıyor, sahilden Fransa’ya uzanıp tekrar dağların ardına; İsviçre’yi de geçerek Almanya’ya geri dönüyordu. Gezip gördüklerimizi anlatmayı başka bir yazının konusu yapıp, yaklaşık 3100 kilometre yol katettiğimiz bu seyahatin ardından karavanla ilgili en çok merak edilenleri ve yolda öğrendiklerimizi paylaşıyoruz.

Bu yazıya başlarken keşke yolculuk esnasında karavanla ilgili daha fazla video ve fotoğraf çekseymişiz demeden edemedik, olsun; kelimelerin gücü adına!

  1. Karavanı nereden kiraladık?

Rotamız Alpler olunca, internetten araştırmalarımız ve bir arkadaşımızın da tavsiyesi ile karavan kiralamak için en uygun yerin Almanya olacağına karar verdik. İkinci durağımız olan Avusturya’ya yakınlığı sebebiyle Münih’i tercih ettik. Bir diğer sebep de bu işin Almanya’da diğer Avrupa ülkelerine göre çok daha ucuz olması. Bizim kiraladığımız araç sıfır bir Fiat Ducato idi, günlük ücreti 80 euro. 300 euro da depozito alınıyor. Kiralayıp pek memnun kaldığımız şirkete göz atmak isterseniz burada.

Türkiye’de karavan kiralayan az da olsa şirket ve sahibinden.com’da kişisel ilanlar mevcut. Günlük 200-300 TL arasında ücretleri var. Türkiye’den araç kiralayıp yurt dışına çıkmak istediğinizde işler zorlaşıyor. Birçok şirket araçla yurt dışına çıkartmıyor, çıkabildikleriniz için de biraz belge koşturup 300-400 TL ekstra masraf yapmanız gerekiyor. Önerimiz rotanız yurtdışında ise yakınlarda bir yere uçarak aracı oradan kiralamanız olur.

  1. Karavana sığmak

İlk endişemiz buydu, 2 haftalık eşyamızla karavana nasıl sığacağız? Araca bindiğimiz anda bu endişenin yersiz olduğunu anladık. Özellikle yeni sayılabilecek karavanların çoğu oldukça iyi planlanmış. Mutfak tezgahının altındaki çekmeceler ve üstündeki dolaplar yaptığımız mutfak alışverişi için yeterli oldu. Yatak kısmının üzerindeki dolapların ise sadece yarısını doldurabildi kıyafetlerimiz. Yemek masasının üstündeki dolapları sık kullandığımız havlu, ayakkabı, deniz çantası gibi eşyalar için kullandık. Hiç kullanmadığımız ya da boş kalan dolaplar da oldu, sonuç olarak aylarca karavanda yaşayabileceğimiz kadar yer olduğunu gördük.

Halihazırda çadır kampı yapan insanlar olarak çok fazla eşya almamamızın da bunda etkisi var tabi ki. Her ne kadar birçok dolap olsa da, aradığınızı kolayca bulabilmek için fazla eşya almamak sizi rahatlatacaktır.

  1. Yanımıza neler aldık?

Normal bir tatile çıkıyor gibi kıyafetlerimizi, banyo ıvırlarını, taşınabilir kamp malzemelerimizin bir kısmını ve yastık kılıfları ile çarşaf aldık yanımıza. Mutfak eşyalarının neredeyse tamamı kiraladığımız karavanda vardı. Kocaman yemekler pişireceğimizi düşünmemiş olacaklar ki tencere ve tava yoktu, bir marketten satın aldık. Dağda kaldığımız ilk gece üşüyünce bir de battaniye aldık. Önerimiz, yolunuz serin olabilecek yerlerden geçecekse mutlaka kalın kıyafetler ve battaniye bulundurmanız. Bunları taşımaya üşenirseniz gittiğiniz yerlerden de satın alabilirsiniz. Mutfak alışverişini zaten 768764238 çeşit olan devcileyin süpermarketlerden yapıp buzdolabımızı kullandık, yiyecek taşıma gibi bir hataya düşmeyin (yanımıza anneannemizin tarhanasından bir tutam almış olabileceğimiz gerçeğini buraya bırakıyoruz).

  1. Yoldayken

Normalde kullandığımız minnak arabamızın ardından bir Fiat Ducato kullanmak zorlamadı desek yalan olur. Daracık yollardan gözü korkan Damla, 3000 küsür kilometreyi Seren’in kaslı kollarına devretmenin hafifliğiyle nispeten rahattı. Otoban kullanmayıp sadece karayollarını tercih etmemizin de bunda etkisi oldu. Kilometrelerce uzanıp giden ve bir yanı uçurum olan virajlı yollarda 40 km’nin üzerine çıkamadı ibre. Şehirlerarası yollarda ortalama 80-90 km ile seyrettik. Ama karşılaştığımız manzaraları düşününce yine olsa yine yaparız.

Park ederken birimiz inip diğerine ‘gel,gel’ini de yaptı. Aracın sağ tarafına ve arkasına oldukça dikkat etmek gerekiyor. Zira bir park etme sırasında çizilen kısımlar sebebiyle depozitomuzun bir kısmına veda etmek zorunda kaldık.

Hız tutkunuz ya da aceleci bir ruhunuz varsa karavana binerken sessizce bir kenara bırakın, sakinliğin ve manzaranın tadını çıkarın.

Tatsız tecrübelerle öğrendiğimiz ve vereceğimiz en kıymetli ipucu geliyor: hareket etmeden önce tüm dolapları kilitlediğinizden, buzdolabını iyice kapattığınızdan ve ortalıkta başıboş eşya bırakmadığınızdan emin olun! Mesela yaya geçidine kendini sakince bırakan amcaya yol vermek için fren yaptığınızda buzdolabından düşen yoğurt açık kapağıyla yuvarlanarak ayağınıza gelebilir, kavanozlar birbirine çarparak kırılabilir, ya da masanın üzerinde unuttuğunuz su şişesi şanslıysanız kafanızı sıyırıp geçebilir. Penceleri kapatıp dışarıya doğru açılan basamağı içeri almayı unutmamak gerektiğini de bir arkadaş söyledi.

  1. Park meselesi

Karavanı park etmek gerçekten bir mesele idi. Neredeyse tüm şehir merkezlerindeki park alanlarında, açık alanlar olsa bile karavanların giremeyeceği yükseklik sınırlamaları var. Genellikle şehrin biraz dışında bulunan, yürüyerek ya da otobüsle merkeze ulaşabileceğiniz mesafelerde karavanlar için özel park alanları ayrılmış. Bunu şehir merkezlerinde yarımşar saatlik park yeri arayıp bulamadıktan sonra, yanlış yere park etmemizle kesilen 60 euroluk park cezasıyla acı şekilde öğrenmiş olduk. Özellikle Avrupa’da trafik kurallarına uymak (30 km/saat tabelası olan yerde önünüzdeki araç aniden frene basıp gerçekten 30’la gitmeye başlıyor), karavanın yasak olmadığı park alanları bulmak ve bu alanlarda park bileti alıp aracın ön camına koymayı unutmamak gerek.

  1. Karavan kampları

Seyahat öncesinde rotamızı sadece genel hatları ile berlirlemiştik. Here maps’in offline da çalışabilen haritaları yolda kurtarıcımız oldu diyebiliriz. Kalacağımız kamp alanlarını belirlemediğimiz için biraz gergindik. Türkiye’de yaşayan insanlar olarak yol kenarına park edip aracın içinde kalmak ya da doğada sakin bir yerde kamp yapmak tedirginlikle yaklaştığımız konular. Neyse ki kalacak yer konusunda sorun yaşamadık.

Öncelikle her yer güvenli, sonuçta Avrupa’dayız. 15 gecemizin 11’ini kamp alanlarında geçirdik. Avrupa kamp alanları konusunda oldukça zengin, karavan kampı çok yaygın. Yolda kocaman tabelalarla sizi yönlendiriyorlar. Kamp alanları oldukça temiz ve düzenli, ücretler ülkeye ve kamp alanının imkanlarına göre gecelik 20-50 euro arasında değişiyor. Kamp alanında kalmadığımız gecelerde ise karavanların kalabileceği uygun fiyatlı park yerleri, sakin ve güzel manzaralı bir dağ yolu, ya da uykusuzluktan gözlerimiz kapanmak üzere iken bir evin arka bahçesinin kenarı kaldığımız yerler oldu.

Bütçenize göre arada karavanın ve kendinizin ihtiyaçlarını karşılamak için kamp alanlarında, bunun dışında çok daha uygun olan park yerleri ile bedava olan doğada konaklayabilirisiniz.

  1. Temizlik işleri

Aracın 120 litrelik bir su deposu bulunuyor. Bu suyu mutfak ve banyo lavabosu ile tuvaletin sifonu için kullanıyorsunuz. İlk kural musluğu açık bırakmamak! Suyu idareli kullanmak gerek. Biz gittiğimiz her kamp alanında depomuzu tamamen boşalmasını beklemeden doldurduk. Bu, istediğimiz zaman kamp alanı dışında beğendiğimiz yerlerde kalabilmemizi de sağladı.

Tuvalet konusu biraz dikkat gerektiriyor. Bildiğimiz klozete benzeyen, üstten manuel bir kapakla açılıp kapanan ve altında deposu bulunan bir düzenek var. Bu depoya koku ve sağlıksız bir ortam oluşumunu engellemek için özel bir kimyasal madde koyuluyor. Yine de depoyu uzun süre dolu tutmamakta ve kapağını kapalı tutmakta fayda var, yattığınız yer ile yakın olduğu için koku sorunu yaşamak istemezsiniz. Zaten tatilde gününüzü geçirdiğiniz yerlerde ya da kamp alanında kalırsanız tuvalet ve duş ihtiyacınızı buralarda gideriyorsunuz. Biz karavanın duşunu hiç kullanmadık, tuvaleti de uzun yolculuk esnasında ya da kamp alanında kalmadığımız zamanlarda kullanıp ilk fırsatta temizledik.

Karavanla tatil maceramız tahmin ettiğimizden daha keyifli geçti. Gezip gördüklerimiz de yakında buralarda olacak, bizi instagram.com/yoldaysakevdeyiz‘den takip edebilirsiniz.

Reklamlar

9 comments

  1. Mehmet ÖZEKMEKÇİ

    Çok güzel bir gezi olmuş. Tebrik ediyorum. Merak ettiğim konu şu: Kiralamada gösterilen fiyattan bayagı indirim yaptırmışsınız. Bu fiyatı nasıl aldınız merak ettim. Görüşmek üzere sevgiler
    Mehmet ÖZEKMEKÇİ

    Beğen

  2. Rifat özel

    Çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için zevkle okudum
    Selamlar yolunuz herzaman açık olsun 👍😎

    Beğen

  3. arif mesce

    15 günde 3000 km.yol yaptığınızı yazıyorsunuz.Ortalama 200 km.yol /gün yorucu bir deneyim olmuş.Daha kısa yol karavan yaşamının tadını daha da arttıracaktır.

    Beğen

    • Her gün en az iki üç saat yol aldık evet. Yılda bir kez yapılan bir tatil için yorucu olur tabi ki. Biz yıl içerisinde bol bol doğada olduğumuz, dinlenmeceli kamplar yaptığımız için bu seferkini bir roadtrip gibi planladık, çok da keyifli oldu. Biraz da yerimizde duramayışımızdan.. Bu şekilde yolda birçok şey keşfedebiliyorsunuz. Tabi ki beklentinizle alakalı hangi versiyonu tercih edeceğiniz.

      Beğen

  4. berrrak akman

    Bir sonraki maceralarınızı merakla bekliyoruz. 🙂

    Beğen

  5. Onur Kaya

    Merhabalar.cok eglenceli bir tatil olmus.peki bunu baltık ulkerine yapmak istesek orada kiralayacagimiz bor karavan sirketi bulabilir miyiz.yada almamyanin kuzeyinden kiralama imkani var mi bilginiz var mi

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: